Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, rotamızı Türkiye’nin en renkli noktalarından biri olan Odunpazarı Tarihî Mahallesi’ne çeviriyoruz. Osmanlı’nın sivil mimari örneklerini en iyi yansıtan bu mahallede; Restore edilmiş heybetli Osmanlı Konaklarını, Sanatın ve zanaatın kalbinin attığı Atölyeleri rehberimizin anlatımlarıyla keşfediyoruz. Ardından Atlıhan El Sanatları Çarşısı’nda, usta ellerde hayat bulan beyaz hazine Lületaşı dünyasına giriyoruz. Bu eşsiz taşın hikâyesini dinlemek ve sevdikleriniz için minik bir anı almak üzere serbest zaman veriyoruz.
Dünyadaki benzerlerini aratmayan, Türkiye’nin ilk ve en kapsamlı Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’ne konuk oluyoruz. Tarihi kişiliklerden sanat dünyasına kadar yüzlerce figürle fotoğraf çekildikten sonra; Eskişehir denince akla gelen ilk lezzet olan, dumanı üstünde Meşhur Çiğ Börek deneyimi için öğle yemeği molası veriyoruz.
"Venedik mi, Amsterdam mı?" Öğleden sonra şehrin modern yüzüyle tanışmak üzere merkezine iniyoruz. Heykellerle süslü caddeleri ve estetik köprüleriyle büyüleyen Porsuk Çayı kenarında, kendinizi bir Avrupa kentinde hissedeceksiniz. Ekstra olarak sunulan Gondol Gezisi ile Venedik’in romantizmini, Bot Gezisi ile Amsterdam’ın o meşhur kanal havasını soluyabilirsiniz.
Günün son durağında, Türkiye’nin en vizyoner projelerinden biri olan Sazova Bilim, Sanat ve Kültür Parkı’na ulaşıyoruz. Devasa bir alana yayılan bu parkta vereceğimiz serbest zaman içerisinde; Kendinizi masalların içinde hissedeceğiniz Masal Şatosu, Tarihi bir keşfe çıkacağınız dev Korsan Gemisi, Gölet kenarında mini tren gezintisi sizi bekliyor.
Hafızalarımızda binlerce yeni fotoğraf karesi ve yüzlerimizde bir gülümsemeyle, akşam saatlerinde Antalya’ya doğru dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Yol üzerindeki molalarımızın ardından Antalya’ya ulaşıyor, sizleri aldığımız noktalara bırakarak bir sonraki Juliet Tur organizasyonunda yeniden buluşmak üzere vedalaşıyoruz.